Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

19 Ocak 2012 Perşembe

TAYTINIZ ve SİZ... MÜCADELEYE HAZIRSINIZ...



Taytlara olan düşkünlüğümüz şok edici bir durum değil kesinlikle, fakat her yeni sene, bu güzel aksesuara ne kadar düşkün duruma gelmeye başladığımızı bilmek de ilginç. Kendisini -aksesuar- olarak tanımlayarak sanıyoruz ki biraz haksızlık yapmış oluyoruz. İlk olarak bacaklarımızı sıcak tutması amacıyla üretilen bu giysiler, şimdilerde son yılların en büyük trendlerinden biri haline geldi . En önemlisi de üstüne yakıştırdığımız blazer ceketler, uzun gömlekler ve tunikler ile altına giydiğimiz birbirinden şık ayakkabılarla bu pratik giysiyi casual bir görüntüden, çok şık bir stile rahatlıkla taşıyabiliyoruz.


Gerek giyimlerinin pratik ve kolay olması, gerekse farklı kombinasyonlar oluşturmaya elverişli olmaları sayesinde taytlar, bir çok sezondur gardroplarımızdan eksik olmuyorlar. İster ayak bileklerimize kadar uzun , ister diz altı, isterse kot,deri görünümlü veya kesik olarak farklı tarzlarda karşımıza çıkmış olsunlar, her modele uyacak bir ayakkabımız mutlaka mevcuttur.


Deri görünümlü çeşit çeşit taytıyla, her zaman Hollywood'un en şık
bayanlarından biri olmayı başarabilen Victoria Beckham, taytının
altına kombinlediği yüksek topuk, yuvarlak burunlu kırmızı

tabanlı ayakkabıları ve  vazgeçemediği Birkin çantasıyla bu trendin
öncülerinden biri olarak gösteriliyor .                                                                                                                                                         
 Taytlarmızla kullanabileceğimiz ve bu senenin yeni trendi olarak kabul edilen motorsiklet botlarını da hepimiz çok sevdik. Asi fakat şıklığımızdan ve tarzımızdan vazgeçmeyen bir görüntü sağlayan bu botlar, uzun taytımızla ve deri ceketimizle hayatımıza daha bir hız kazandırdı.    

Kuşkusuz, taytlarımıza en çok yakıştırdığımız ayakkabılarımız birbirinden neşeli babetlerimiz. Rahatlığımıza rahatlık katan babetlerimiz ve yine bizi bir o kadar mutlu eden taytımız en vazgeçilmezlerimizden biri olsa gerek.  Son olarak, bir ipucu verelim, siz siz olun, sakın diz altı taytlarınızla düz ayakkabılar giymeyin. Bu taytlar boyunuzu olduğundan biraz daha kısa gösterdiği için, dizaltı taytlarınızın altına yüksek topuklu veya platformlu ayakkabılar öneriyoruz. Mutlu Taytlar :)                                                                                                                                                     

                                                                                                           

18 Ocak 2012 Çarşamba

Haftanın Şanslı Pabucu...

Bu haftaki şanslı pabucumuz müziğin divası Kylie Minogue'un ayaklarını süslüyor. Kylie'nin kısa boyunu olabildiğince uzatacak yüksek topuklu, platformlu ve farklı kesim modeliyle bu ayakkabı, hem şık geceler için, hem de günlük tarzımıza hitap edecek bir karakterde...

Günün Kombini

AYAKKABI SATIN ALIRKEN...


 Günümüzde aksesuardan da öte, önemli bir parçamız haline gelen, hatta karakterimizi yansıtan ayakkabılarımızı seçerken ayak sağlığımızı da düşünüyor olmamız gerekir. Bilinçli ayakkabı seçimi, oluşabilecek çeşitli  sağlık problemlerini engelleyebileceği gibi, bazı ayak problemlerinin tedavisini de sağlamaktadır. Çok sevdiğimiz ayakkabılarımızın, belirli bir süre sonra bir kabusa dönüşmesini istemiyorsak aşağıdaki bazı kaidelere uymamız gerekiyor.


 -    Ayakkabı satın alırken, her iki teki de deneyiniz ve bir süre yürüyerek rahatlığını test ediniz. İki tekin de aynı özelliklerde olması önemlidir. Ayrıca en uzun parmak ucunuzla, ayakkabının ucu arasında yaklaşık yarım santimlik bir boşluk olmasına dikkat ediniz.
-    Ayakkabınızın doğal malzemelerden üretilmiş olmasına özen gösteriniz. En sağlıklı malzeme hakiki deridir.


-    Ayak problemleriniz mevcutsa ortopedik modelleri tercih ediniz.
-    Dar kalıplı ayakkabılardan uzak durunuz. ‘’Daha sonra genişler’’ düşüncesi yanlış bir yaklaşımdır.
-     Ayağınızın hijyenine önem veriniz.
-    Ayak tırnaklarınızı düz kesiniz ve çok kısaltmayınız, aksi taktirde çeşitli rahatsızlıklara neden olabilir.
-    Alacağınız ayakkabıları, ayaklarınız şişken deneyiniz.



-    Mümkünse çok eskimiş ayakkabılarınızı kullanmayınız.
-    Yaptığınız etkinliklere uygun modeller seçiniz, örneğin çok yürümeniz gereken veya ayakta durmanız gereken bir günde topuklu modellerden uzak durunuz.
-    Her gün aynı ayakkabıyı giymekten kaçının, giymiş olduğunuz ayakkabıyı en az bir gün dinlendiriniz.
-    Özellikle ayakkabının, ayakla temas eden kısmının malzemesine dikkat ediniz, ve ayağınızın hakiki deri üzerine basmasına ehemmiyet veriniz. Hakiki deri, hava sirkülasyonunu sağlayacağı için sizi bir çok ayak rahatsızlığından koruyacaktır.
-     Üzerinde su geçirmez ibaresi bulunmayan her tür hakiki deri ayakkabının, gözenekli yapıdan dolayı su geçireceğini dikkate alınız.
-     Aldığınız ayakkabının kullanma talimatlarını ve malzeme içeriğini gösteren piktogramına göz atınız

     O muhteşem görünen, bakmaya doyamadığımız ayakkabıların, bir kaç saat sonra kabusa haline dönüşmesini istemiyorsanız, yukarıdaki kurallara harfiyen uymalı, ve oluşabilecek her türlü ayak rahatsızlığından kendinizi korumalısınız.

Ayakkabı seçmek ve giymek bir sanattır, ayağınıza sağlık...

13 Ocak 2012 Cuma

YÜKSEK TOPUKLARLA BAŞETMENİN 8 YOLU...

Şüphesiz, sahip olduğumuz bir çift yüksek topuklu ayakkabıdan daha sexy bir şey yoktur. Eminim hepimiz, hayatımızın bir döneminde televizyonda gördüğümüz mankenlerin veya ünlülerin, kırmızı halı üzerinde, dünyanın en yüksek topukları ve uçuşan gece elbiseleriyle nasıl böyle kuğu gibi süzülebildiklerini merak etmişizdir.



Hoşumuza gitsin veya gitmesin, sadece  yüksek topuklularla kendini gösterecek kıyafetlere sahibiz. Bu kıyafetleri, düz veya apartman topuklu ayakkabılarla giymek, hem üzerimizdeki kıyafeti göstermeyecek, hem de bir moda gafı işlememize neden olacaktır. Resmi, kurumsal imaj yaratan veya kokteyl elbiseleri gibi kıyafetleri, apartman ya da alçak topuklu ayakkabılar ile match etmek tamamiyle yanlış bir tutum olacaktır. 



Güzel ve şık görünmenin yanında, yüksek topuklu ayakkabıların , bacağınızı olduğundan daha uzun ve sizi daha ince göstermek gibi marifetleri de bulunuyor. Bazı okazyonlarda, alışık olmasalar bile, bir cesaret  yüksek topuklu stilettolarını giyen hanımlar, uzun eteklerini sürekli çekiştirmek ve yorulan ayaklarının üzerinde bir sağa bir sola salınmak gibi veya düşme tehlikeleri atlatarak zor durumlarda kalabilirler.   Böyle bir pozisyona düşmemek için işte size altın değerinde 8 ipucu...

1- Büyük günden önce yüksek topuklu ayakkabılarınızı bir süre test edin: 

Önemli bir toplantı veya şık bir buluşma, yüksek topuklularınızı ilk kez denemek için uygun ortamlar değildir.  Peki ayakkabılarınızı en iyi nerede test edebilirsiniz? Uzmanlar bunun yanıtını, şaşırtıcı ama -süpermarket- diye veriyorlar. Bir market arabası kapın ve turlamaya başlayın. Sebze ve meyve reyonlarında eğilip kalkarken arabadan destek alarak dengenizi sağlayın. Bu hareket, ayakkabılarınıza alışmak adına size büyük fayda sağlayacaktır.



2- Bir yoga sınıfına kaydolun: 

Kusursuz görünme yolundaki ilk temel yol doğallıktan geçer fakat özellikle kaygan veya dik zeminlerde, hain ayakkabılarınızın üzerinde bir denge tutturabilmek çok zor olabilir. Günümüzde bir çok ünlü model, podyumda hata yapmadan, rahatça ve dengeli yürüyebilmelerinin en büyük nedenini yogaya bağlayarak, kaslarınızla ilgili farkındalığınızın artmasıyla yüksek topuklularla sabit durabilme yeteneğinizin aynı doğrultuda artacağını savunuyorlar.



3- Yaklaşık her 20 dakikada bir oturmaya çalışın: 

Uzmanlar, bulabildiğiniz ilk yere ne zaman ve nerede olursa olsun, oturun, oturun, oturun diye haykırıyorlar. Ayrıca özellikle bacak bacak üstüne atın ki herkes sizin muhteşem ayakkabılarınızı seyredebilsin. Kendinizi top model gibi hissedin ve belinizden başlayarak vucudunuzu gergin tutun. Bu kısa dinlenmeleri zaman zaman yapmaktan çekinmeyin, böylece çevrenizdeki herkes, topuklarınızın üzerinde ne kadar relax olduğunuzu görebilecek. 



4-  Ayakkabılarınızı ayağınıza uyarlayın ve dolguyla destekleyin.

Ayakkabı eksperleri, yeni bir ayakkabı aldığınız zaman, onu ayağınıza göre uyarlamanızı öneriyorlar. Onları eve getirin ve evde giyin. Bir süre dolaştıktan sonra, eğer ayağınızın çok az da olsa bir yerinde rahatsızlık hissederseniz, bilin ki 4 saat içinde size eziyet edecek kısım orası olacaktır.  Bu rahatsızlığı büyük ihtimalle, ayak parmaklarınızın ayağınızla birleştiği bombeli noktada hissedeceksiniz çünkü tüm ağırlık noktası o bölümdedir. Dolayısıyla, bu baskıyı hissediyorsanız, ayakkabılar için üretilmiş olan pedlerle bu kısımları desteklemeniz çok yardımcı olacaktır. Bu dolguyu, ayakkabıyı dışarıda giymeden saatler önce yapmanızı tavsiye ederiz.





5-   Ayaklarınızdan omurganıza kadar dimdik durun.

Modeller, yüksek topuklu ayakkabılarla yürümenin kolay bir iş olmadığını ve çok rahatsız sonuçlar verebileceğini söylüyorlar.  Topuklarınız üzerinde rahat ve alımlı bir görüntü sergilemek için bacağınıza düz ve gergin bir şekil vererek adım atın. Bu hareket, size elegan bir görünüm sağlayacak.

Aksi taktirde görüntünüz muntazam olmaz ve çarpık bir hal alır.



6- Güvenliğiniz için ayakkabı tabanınızı dilimleyin, çizin. 

 Kaygan bir zemin ve mega yüksek topuklular kaçınılmaz bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu duruma acil bir çözüm bulmak istiyorsanız, tabanı bir zımpara kağıdıyla zımparalayın veya bir kalemle cizikler oluşturun. Daha basit bir yöntem için, dışarı çıkın ve bir süre kaldırımda ayaklarınızı yerde sürüyerek yürüyün.



7- Ağırlık merkezinize odaklanın 

 Ağırlığınızın topuklu ayakkabılarınızın tam olarak neresinde yoğunlaştığını anlayabilmek için ilk aşamada gözünüzü kapatarak hissetmek çok daha kolay olacaktır, adım atmayın yeter. Ayakkabılarınızla yürümeye başlamadan önce, ayağa kalkın, gözlerinizi kapatın, elinizi, ayakkabınızın içindeki ağırlık merkezine koyun ve yerini iyice hissedin. Arkasından gözlerinizi çok az açın, sonra biraz daha açın, ve bu ağırlık noktasına iyice odaklanarak bir kaç adım atmaya başlayın. Vücudunuz kendini bu duruma göre yeniden ayarlayacak ve dengede durabilmeniz için farklı kaslarınızı da harekete geçirecektir. 



8- Kendinizden emin ve rahat olun. 

Bir çift stilettonun içinde inanılmaz göründüğünüzü bilmek kadar güzel bir duygu yoktur. Tüm uzmanların ortak görüş sağladığı bir nokta şu ki, kendinizi ne olursa olsun iyi hissetmeli ve bu işi başarmalısınız. Tökezleme ihtimalinin, sizi bu ayakkabılardan alıkoymasına asla izin vermeyin. Kendinizi bir model olarak düşünün ve hissedin. Yüksek topuklularınızı giydiğiniz zaman emin olun ki muhteşem görünüyorsunuz...

 

 

Günün Kombini